TurkCoder.TK
» Hakkımızda

Sosyal Medyada Biz}

Hakkımızda

 

İşkencesiz bir Türkiye ve dünya hedefine ulaşmak amacıyla, çalışmalar yürüten Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV); Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) bünyesinde başlatılan çalışmalar sonucunda 1990 yılında İHD Genel Merkezi’nin tüzel kişiliği ve değişik mesleklerden 32 insan hakları savunucusu aydın tarafından Ankara’da kurulmuştur.

Genel merkezi Ankara’da olan TİHV’nin İstanbul, İzmir ve Diyarbakır’da temsilcilikleri, ayrıca Cizre’de 2015 yılı içinde, Van’da ise 2018 yılı başında çalışmalarına başlayan birer tedavi referans merkezi bulunmaktadır.

Temel amacı başta işkence olmak üzere insan hakları ihlallerini önlemek, işkence gören kişilere tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunmak ve hak ihlallerini izleyip raporlaştırmak olan TİHV:

  • Kuruluşundan bu yana işkence gören 17.500’den fazla kişiye tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunmuştur.
  • Her yıl yayımladığı ‘Tedavi Merkezleri Raporu’yla Türkiye’de işkencenin yaygınlığı, boyut ve sonuçları bakımından nitel ve nicel değerlendirmesini yapmaktadır.
  • İşkencenin gerek tanı ve tedavisine, gerekse tespit ve kanıtlanmasına yönelik olarak bilimsel araştırmaların yanı sıra ülke içinde ve dışında eğitim çalışmaları, konferanslar, sempozyumlar gerçekleştirmektedir.
  • İşkence ve diğer zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı muamele veya cezaların etkili biçimde soruşturulması ve belgelendirilmesi için çok önemli bir Birleşmiş Milletler (BM) belgesi olan ‘İstanbul Protokolü’nün oluşturulmasında etkin rol oynamıştır.
  • Tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine başvuran 10.000’den fazla işkence gören kişiye ait 6.000’i aşkın fotoğraf ve röntgen filminin, dokuz uzman tarafından taranarak derlenmesi sonucu ‘İşkence Atlası’ hazırlamıştır.
  • Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerini düzenli olarak izleyip iki dilde (Türkçe ve İngilizce) günlük ve yıllık insan hakları raporları yayınlamaktadır.
  • İşkence görenler için hukuki destek çalışmaları yürütmektedir.
  • OHAL sürecinde ihraç edilen akademisyenlerin insan hakları savunucuları olarak desteklenmesi ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmektedir.
  • OHAL sürecinde kapatılmış yerel insan hakları örgütleri ile ağır ve ciddi insan hakları ihlallerine ilişkin dokümantasyon ve raporlama çalışmaları yürütmektedir.
  • “Travma ve İnsan Hakları Enstitüsü”nün kuruluşu için çalışmalar yürütmektedir.
  • Başta işkence olmak üzere insan hakları ihlallerine karşı toplumsal duyarlılığı arttırmak amacıyla sergiler düzenlemiş, belgesel filmler yapmıştır.

TİHV’nin çalışmaları hakkında daha ayrıntılı bilgiyi www.tihv.org.tr adresinden edinebilirsiniz.

Neden Belgesel Film Günleri?

Bu yıl, 11-14 Aralık 2019 tarihleri arasında onuncusunu gerçekleştireceğimiz “İnsan Hakları Belgesel Film Günleri” fikri, dokuz yıl önce TİHV’nin 20. Kuruluş Yılı kutlama etkinliklerini planlarken ortaya çıktı. İnsan hakları savunuculuğu ile belgesel sinemacılık birbiriyle oldukça yakından ilişkili iki alan. Her ikisi de bakışını/dikkatini gerçekliğe yöneltmekte ve olmakta olanın yalın ve doğrudan aktarımını yapmakta. Kesişim noktaları ise toplumsal gerçeklik. Bilindiği gibi insan hakları ihlallerini önlemenin en temel ve etkin yolu hak ihlallerini görünür kılmak, hakikati açığa çıkarmaktır. İnsan hakları temalı belgesel film yapan sinemacılar da eserleri ile ihlalleri görünür hale getirmektedirler. Böylelikle bir yandan ihlalleri önlemenin diğer yandan onların sebep olduğu mağduriyetleri onarmanın/gidermenin, en nihayetinde bir daha asla tekrarlanmamaları için cezasızlıkla mücadelenin ve dolayısıyla adaleti tesis etmenin imkânlarını çoğaltmış oluyorlar. Maalesef ülkemizde her iki alanda da gerçekleştirilen çalışma ve üretimler yeterince ilgi ve saygı görmemektedir. Bu nedenle de BM tarafından ilan edilen ve 10-17 Aralık tarihleri arasında kutlanan ‘İnsan Hakları Haftası’ vesilesiyle belgesel film günleri yaparak hem toplumsal hayatımızın sorunlu alanlarına dikkat çekmek hem de sanatçının emek ve üretimini izleyiciyle buluşturmak bizlere anlamlı ve çekici göründü.

Her Yıl Bir Sorun/İhlal

  1. İnsan Hakları Belgesel Film günlerinde yine Türkiye’de ve dünyada insan hakları açısından yaşanan çok farklı sorunlara yönelik olarak izleyenlerde bir farkındalık ve duyarlılık oluşmasını amaçlıyoruz. Bu sorunlardan yıl boyunca öne çıkan biri ya da bazıları ise Belgesel Film Günleri’nin ana temasını oluşturuyor.

Ancak şunu unutmakta yarar var, önceki yıllarda Belgesel Film Günleri’nin temasını oluşturan farklı hak ihlalleri elbette önem ve ağırlıklarını hâlâ korumaya devam ediyor. Belgesel Film Günleri’ni devam ettirebildiğimiz sürece de bu konulara değinen yeni belgesel filmleri izleyici ile buluşturmak önceliğimiz olacak.

Öneki yıllar da olduğu gibi bu yıl da ülkemizde yaşanan insan hakları ihlallerine baktığımızda tek bir hak ihlalinden yola çıkarak tema belirlemenin yine çok zor olduğunu görüyoruz.

Türkiye 2016 yılından bu yana önce doğrudan, 24 Haziran 2018 tarihinde itibaren de resmen kaldırıldığı söylense de yapılan pek çok düzenleme ile kalıcılık/süreklilik kazandırılan bir OHAL rejimi ile yönetilmekte. Bu durum/süreç, siyasal iktidarı sınırlandıran anayasacılık ilkesinin terkedilmesine, böylece hem hukukun hem de kurumların baskıcı rejimin birer “aracı” haline getirilmesine ve siyasal ve sivil alanın tümüyle kapatılmasına yol açmıştır. Siyasal ve sivil alanın bir kontrol/tedbir alanı haline getirilmesi, yurttaşların hem siyasal katılımını hem de talep etme olanaklarını neredeyse imkânsız kılmıştır. Bu açıkça bir insan hakları ve yurttaşlık krizidir. Türkiye’nin bu krizi aşabilmesi ve yeniden demokratik bir zemine çekilebilmesi için insan haklarının kurucu rolünü canlandırmak, özellikle de düşünce ifade ve basın özgürlüğünü korumak ve güçlendirmek hayati bir önem taşımaktadır. Bu nedenle de 10. İnsan Hakları Belgesel Film Günlerinin temasını ‘düşünce, ifade ve basın özgürlüğü’ olarak belirledik.

  1. Yılında Büyüyen ve Genişleyen İnsan Hakları Belgesel Film Günleri

Önceki yıllarda gerçekleştirdiğimiz belgesel film günlerine gösterilen ve her yıl daha da artan yoğun ilgi bu anlamlı faaliyeti büyütmek ve genişletmek yönünde teşvik edici oldu ve bizi cesaretlendirdi. Önceki yıllarda ortalama 20 – 22 filmin yer aldığı belgesel film günlerinin programında bu yıl ülke içinden ve dışından 37 film bulunuyor.  Film sayısında artışla beraber gösterimleri de haliyle biri yine Fransız Kültür Merkezi, diğeri ise İzmir Mimarlık Merkezi (İzmir Mimarlar Odası) olmak üzere iki ayrı salonda gerçekleştireceğiz. Bu arada önümüzdeki yıl belgesel film günlerini İzmir dışına; Diyarbakır ve İstanbul gibi vakfımızın temsilciklerinin bulunduğu şehirlere taşımayı hedeflediğimizi de belirtelim.

Bu yıl belgesel film günlerinin kapsamını da genişlettik. ‘Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü’ temalı, ülke çapında katılıma açık bir afiş yarışması gerçekleştirdik. 10 Kasım 2019 tarihinde sonuçlanan ve beklentimizin üzerinde bir ilgi gören bu yarışmaya, 331 tasarımcı 571 eser ile katıldı. Yarışmanın birincisi seçilen eser 10. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri’nin afişi oldu. Ayrıca yarışmaya katılan eserlerden en beğenilen 26’sı, 9 – 15 Aralık 2019 tarihleri arasında gösterimlerin yapıldığı Mimarlık Merkezi’nin sergi salonunda sergilenecektir.

Yine belgesel film günleri kapsamında 5 – 8 Aralık 2019 tarihlerinde Mimarlık Merkezinde  gazeteci, yazar ve belgesel sinemacı Ümit Kıvanç’ın kolaylaştırıcılığında “Belgesel Sinema Atölyesi” gerçekleştiriyoruz. Sonraki yıllarda da sürdürmeyi hedeflediğimiz bu atölye çalışmasında belgesel sinema yapmak isteyen genç sinemacılar, insan hakları savunucuları ve sivil toplum örgütü üyelerinden oluşan 20 katılımcıya insan hakları temalı belgesel film yapma beceri ve teknikleri uygulamalı olarak aktarılacak.

Bu yıl film günlerinin organizasyonuna destek veren kurumların sayısında da bir artış oldu. TİHV 10. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri, İletişim Çalışmaları Topluluğu, Fransız Kültür Merkezi, Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, İzmir Mimarlar Odası, İzmir Barosu ve İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi tarafından desteklenmektedir.

Öncelikle belgesel film günlerinin organizasyonunu en başından beri birlikte gerçekleştirdiğimiz, filmlerin seçimi ve gösteriminde büyük emeği olan, sanatsal ve teknik alt yapıyı oluşturan İletişim Çalışmaları Topluluğu’na özel bir teşekkürü borç biliyoruz. Ayrıca yıllardır gösterimler için bize salonlarını açan, maddi ve manevi desteğini daim kılan Fransız Kültür Merkezi’ne; Bu yıl film günlerinin büyüyüp genişleyen organizasyonunda bize önemli maddi destek sağlayan Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliğine; Programda yer alan üç yabancı filmin satın alınmasına destek olan Avrupa Birliği Türkiye Delegasyona; Bu yıl salonlarında ilk kez gösterim yapacağımız İzmir Mimarlık Merkezine ve tabi ki İzmir’i insan haklarına saygılı bir kent haline getirmek için canla başla çalışan dost ve kardeş kuruluşlar İzmir Barosu ile İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesine ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz.

Dört Gün Boyunca İki Salonda 37 Film

  1. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri’nde çok değişik insan hakları sorununa değinen, farkındalıklarımız arttıracak, soru sorduracak ve bizleri düşünmeye yöneltecek ülke içinden ve dışından 37 seçme belgesel filmi izleyeceğiz.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da gösterilen filmlerden bazılarının yönetmenleri aramızda olacak ve filmlerine dair izleyicilerle söyleşi yapacaklar.

TİHV olarak, dört gün boyunca İzmirli dostlarımız, insan hakları savunucuları ve tüm sinemaseverler ile bu etkinlikte birlikte olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyacağız.